14 Ağustos 2010 Cumartesi

Batı kıyısının maviliği

bir bildiğim var. Kendimce. Bu yaz çok sıcak geçiyor böyle terlemedim. Böyle damlamadı yani eminim. Didim de 10 günlük bir tatil yetti arttı ama o evde tatil o kadar mı güzel olur arkadaş. Bir insan sadece denize bakarak doyar mı. huzur dolar mı. Bal gibi de oluyor işte. Yaşadık. Huzurdan bir kuple.

  
bu ilk iki fotoğraf didim akbük- bozbük'te sakin sessiz -deniz restorantı demek daha doğru olur sanırım fakat sanki değil:) - bir yerde biralarımızı tokuşturup, güneşi devirirken çektim.


didim akbük- bozbük can'mış. onu gördüm bilirim

Burada bir buçuk gün kaldık, daha sonra altınkum gürültünün curcunanın içine düştük. Önce güzel bir temizlik yaptık 4 bayan. Daha sonra ne yesek derdine yolda düştüğümüz için fikirler ortada uçuşurken ben soslu makarna fikri ile olurları aldım ve o mis gibi manzaraya karşı yemek yemek beni öldürdü. Doymuştum neredeyse hemde daha yemeğe dahi başlamadan. :). Bulaşıkları yıkamak bile zevkli gelmişti. Manzara sarhoşu oldum sanırım. Didim altınkum, ilk kez burada üstüme battaniye alıp balkonda oturduğumu bilirim. Geldiğimiz gece hakkaten de soğuktu. öylece hepimizin üstünde birer battaniye oturup gece 3'e kadar muhabbet ettik. Uyuduğumuzu bilirim. Yatak rahatsız ettiysede. ve burasıda evimizden o doyamadıgım görüntü. o kadar zaman kaldım keşke o doyamadıgım gece manzarasını çekseydim diye hayıflandım kendimce az önce. :/ neyse. güzeldi.








Akşamları öldürüyordu beni bu deniz. Ve sabahın dinginliğinde. Gerisi teferruat ancak anlatılır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder